Eritrodermik sedef, tüm vücutu yüzeyini etkileyebilen, yaygın cilt kızarıklığı ile beraber deride dökülmenin de görüldüğü sedefin özel bir formudur. Sıklıkla hastada yoğun kaşıntı ve ağrı da bulunabilir. Sedefin bu formu Zumbusch’un püstüler sedefi adındaki başka bir sedef formuyla da beraber görülebilir. Bu tür sedefi olan hastaların acil olarak bir dermatoloğa başvurmaları şarttır. Çünkü sedefin bu formunda vücut deriden sıvı, protein (artan deri üretimi nedeniyle) ve ısı (damar genişlemesi nedeniyle) kaybeder ve bu durum uygun koşullarda tedavi edilmezse hayati tehlike yaratabilir. Özellikle eklemler çevresinde protein kaybı ve damar genişlemesi nedeniyle ödem görülebilir. Derinin savunma görevi azaldığından deri enfeksiyonları oluşabilir. Vücut ısı kaybettiğinden titremeler oluşabilir. Bu titremelerle vücut kaybettiği ısıyı üretmektedir. Bu nedenle hasta mümkün olduğunca sıcak tutulmalıdır. Hayatı tehdit edici komplikasyonlara yol açabildiğinden sıklıkla yoğun eritrodermik sedefi olan hastalar hastaneye yatırılarak tedavi edilir. Alınan sistemik(ağız yoluyla veya iğneyle) tedavi’nin aniden kesilmesi, sistemik kortizon tedavisi, allerjik ilaç döküntüleri ve güneş yanıkları eritrodermik sedefi tetikleyebilir. Topikal(Sürme) tedavide kortizonlar ve nemlendiriciler kullanılır. Aynı zamanda ıslak pansumanlar yapılır ve yatak istirahati verilir. Antibiyotikler ve verilen serumlarla vücüdun sıvı dengesi korunur, enfeksiyonların oluşması engellenir. Ciddi hastalık durumunda sürme tedavilere ek olarak methotrexate, retinoik asidler ve siklosporin de kullanılabilir. Sistemik steroidler eritrodermik sedefin tedavisinde de kullanılırlığı tartışmalı olmakla beraber yavaş olarak kesilmelidir. UVB ve PUVA tedavileri cilt kızarıklığı azaldıktan sonra tercihen kullanılırlar.